Ankara’da Musluklardan Su mu Akacak, Belediyecilik mi Konuşulacak?

Ankara’da Musluklardan Su mu Akacak, Belediyecilik mi Konuşulacak?
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ
Yayınlama: 05.03.2026
Düzenleme: 30.04.2026 13:56
31
A+
A-

Yeni yıla girdik…

Ankara’da takvim değişti ama tartışma değişmedi: Su!

Başkentte günlerdir aynı soru soruluyor:

Ankara’da su sorunu yaşanacak mı, yaşanmayacak mı?

Ardından ikinci ve daha sert soru geliyor:

Suçlu kim?

Melih Gökçek mi?

Mansur Yavaş mı?

Otobüste, dolmuşta, metroda, iş yerlerinde herkes bu tartışmanın bir parçası.

Bir kesim Mansur Yavaş’ı beceriksizlikle suçluyor,

Bir kesim geçmişten kalan çürük altyapıyı işaret ediyor.

Gerçek şu ki; herkes konuşuyor ama kimse kesin konuşamıyor.

Çünkü biz bilirkişi değiliz.

Bu işin hükmünü siyaset değil, teknik veriler ve uzmanlar verecek.

Ancak bir gerçeği de teslim etmek gerekir: Mansur Yavaş’ın bu meseleye kayıtsız kaldığını söylemek haksızlık olur. Eksikleri, eleştirilecek yönleri olabilir ama ortada samimi bir çözüm arayışı olduğu da açıktır.

Su konusunu burada noktalayalım.

Son sözü yine kamuoyu ve teknik gerçekler söyleyecek.

Gelelim asıl meseleye…

Şükürler olsun Ankara karla tanıştı.

Ve her kar yağışında olduğu gibi belediyeler “kar teyakkuzu”, “karla mücadele”, “yolları açtık” paylaşımlarıyla vitrine çıktı.

Oysa yol açmak, kar küremek, park yapmak, çöp toplamak bir başarı hikâyesi değildir.

Bunlar belediyeciliğin olmazsa olmazlarıdır.

Asıl soru şudur:

Belediyeler rutin işlerin ötesine geçebiliyor mu?

İşte tam bu noktada Ankara’da dikkat çeken, hatta örnek gösterilmesi gereken bir belediyecilik anlayışı var: Sincan Belediyesi ve Belediye Başkanı Murat Ercan.

Sincan’da sosyal belediyecilik, afişlerde değil sahada yapılıyor.

İhtiyaç sahibine ulaşan destekler, ailelere dokunan projeler, kadınlara, gençlere ve yaşlılara yönelik sosyal çalışmalar; “gönül belediyeciliği” kavramının içini dolduruyor.

Murat Ercan’ın ortaya koyduğu anlayış, belediyeciliğin sadece asfalt ve beton olmadığını; insanı merkeze alan bir yönetim biçimi olduğunu gösteriyor. Sosyal destekten eğitime, kültürden aile yapısını güçlendiren projelere kadar atılan her adım, belediyenin vatandaşla kurduğu gönül bağını güçlendiriyor.

İşte belediyecilik tam olarak budur.

Belediye başarısı; kar küreme araçlarıyla değil,

Vatandaşın kalbine dokunabilmekle ölçülür.

Halka dokunan, sosyal belediyeciliği esas alan her yönetim anlayışı toplumda karşılık bulur. Sandıkta da, sokakta da.

Dileğimiz şudur:

Ankara’da bu anlayış çoğalsın.

Belediyeciliği sadece krizler, tartışmalar ve rutin hizmetlerle değil;

İnsanı önceleyen, gönle dokunan projelerle konuşalım.

Çünkü Ankara bunu hak ediyor.

Çünkü belediyecilik, sadece hizmet değil, sorumluluktur.

BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız